Biraz da ben kafa karıştırayım. 2010'da evlenip ilk arabamız olan Pug 307'i aldıktan sonra her Türk genci gibi ben de bu işlere merak saldım biraz. Baya bir okuyup karaladiktan sonra, Hertz Hsk 165 2 yol component + jbl a604 4 kanal anfi ve Pioneer 8350sd ana ünite ile işe giriştim ama ön kapıdaki orijinal hoparlörlerin kapının metal gövdesine değil de fabrikasyon olarak döşemesine monte olduğunu öğrenince bütün planlarım suya düştü çünkü hoparlör de güçlü olunca titreşim ve zırıltıdan müzik dinlenmiyordu.
Hal böyle olunca pek bir heves kalmadı tabi, önce teybi ve amfiyi sattım. Hoparlörleri bir süre daha bir sonraki aracımda kullanmaya devam ettikten sonra, devamını getiremeyip onları da sattım.
Naçizane tavsiyem, arkadaşınızın da bir audiophile olmadığını varsayaraktan, bu işe kademe kademe girişmeniz olur. Öncelikle kafanızda şablonu, ne yapacağınızı netleştirin, sonra da önce ana ünite, isteniyorsa bass ve anfi. Çünkü sadece ana üniteyi değiştirmek bile seste kayda değer fark yaratabiliyor. Biraz teknik konuşacak olursak, sq (sound quality) sistemlerde piyasada oval veya kayık diye tabir edilen hoparlörler ve pandizota bunları dizmek gibi durumlar pek söz konusu olmaz. Çünkü stereo genişliği ve derinliği yakalamak, enstrüman ve vokal ayrımını iyi yapabilmek için komponent setler, bu amaca çok daha iyi hizmet ediyor. Böylelikle belli frekans aralıklarını arabanın farklı yerlerine yerleştirerek daha çevreleyen ses ve efekt elde edebilirsiniz. Mesela, a sütunundaki tiz sürücüyü iptal edip, kapıdaki ayağa yakın yerdeki mid sürücüsünün yerine de 2, hatta 3 yollu bir koaksiyel bir hoparlör koymak, bütün alt, orta ve üst notaları oradan dinlemek aradığınız müzik zevkini size sunmayacaktır. O yüzden yerleşim çok önemli. Hatta bazı arabalardaki üst donanımda bulunan özel müzik sistemlerine bakarsanız, ön göğsün tam ortasında ve üstünde bir adet merkez hoparlör bile görebilirsiniz. Öyle bir sistemde oradan vokal, kapılardan da diğer enstrüman seslerini alırsınız. Çünkü bir müzik sahnesinde vokalist tam karşınızda söylüyor olmalı.
Eğer arkadaşınız, kapıdaki hoparlorler çalışıyor ve onlardan memnunsa bir sonraki aşama olarak amfi ve bass üzerine kafa yorabilir. Böylelikle sistemde eksik olan alt tonları da ekleyip, o haliyle yetinebilir. O da kesmezse, 2 yol bir komponent set, biraz iyisinden, sanıyorum ki sonuç verecektir.
Ana ünite olarak, eğer navigasyon, carplay veya android auto zorunlu değilse, Pioneer, Alpine veya kenwood'un ikinci el USB, SD ve/veya Bluetooth özellikli çok kaliteli üniteleri mevcut. Double-din ünitelerin ne kadar kaliteli oldukları konusunda yorum yapamayacağım.
Subwoofer ve amfi konusunda, araba hatchback olduğundan, imkan varsa koltuk altı kendinden amfili slim subwooferlar bile (pahalılar ama) düşünülebilir. Bagaj sıkıntısı yoksa 8 inch orta halli bir sub ve buna yetecek bir amfi iş görür diye düşünüyorum. Hatta pandizota ahşap monteleyip subwooferı da ona monte edebilirsiniz. Marka ve model olarak aklımda çok birşey yok ama eskilerden kaldığı kadarıyla (ne kadarı marka veya model olarak Türkiye piyasasında bulunabilir, bilmiyorum) Alpine, Elettromedia grubu (Audison ve Hertz) Cadence, Rockford Fosgate (Punch serisi subları kalitelidir), Kicker (kare subları vardı, sert çalmasıyla bilinirdi), Harman Group (JBL ve Infinity - Reference ve Kappa serisi hâla aklıma gelir), Focal (fazla iyi ve pahalı) ve Morel (Focal'den bir tık daha aşağıda) gibi markalar tercih edebilirsiniz. Tabi bunlardan başka aklıma gelmeyen başka markalarda mevcut.
Ama tüm bunların yanında, iyi bir usta ve kaliteli işçilik, aldığınız ürünlerin hakkını verecektir. Yoksa sizi müzikten soğutabilir. Özellikle hoparlör ve anfi yerleşimi, kabloların en kestirme sekilde ve görünmeyecek, zarar gormeyecek şekilde çekilmesi, doğru uzunluk ve kalınlıkta (awg) kablo kullanması gibi dikkat edilmesi gereken hususlar mevcut.
Söyleyeceklerim kabaca bunlar, şimdiden kolay gelsin...
Arkadaş müzik dinlemeyi sever ama benim gibi odyofil değildir.
Aşırı olmasa da bende biraz odyofillik var.

Düzen olarak aracın orijinal yerleşimini bozmamak var aklımda.
O yüzden 2 kanal komponent takımları tercih etmeyi düşündüm.
3 kanal tercih etsem, midrange için yer yapmak gerekecek.
Ben daha kolay yolu tercih etmek istedim.
Bir sistemin performansı en zayıf bileşenidir fakat hoparlör kötüyse o sistemi frenleyen en önemli eleman ta kendisidir diye düşünüyorum.
Arkadaşın araca belki fazla iddialı gelecek, tabi bu kişiden kişiye değişir ben mantıklı hareket etmek istiyorum, aşağıdaki seti düşündüm.
2x100 RMS zaten sesi köklese insanı kapalı ortamda araba içinde sağır eder, strese sokar.
Aslında çok detaylı araştırma yapsam, daha nokta atışı sonuçlar elde ederim ama ona da üşeniyorum.
Ki bu işi sevenleri bilir, onu dinle bunu dinle derken kararsızlık sarmalına düşersiniz.
Aynı mevzu televizyon alırken de yaşanıyor.
Bana kalsa 2 veya 4 kanal kaliteli komponent takım bile güzel deneyim yaşatır.
Bas severim, aşırı düzeyde isteyenlerden değilim dengeli ve detaylı severim, ama arkadaş biraz da subwoofer ister diyerek şöyle mantıklı bir ürünü düşündüm;
Hem kendinden amfili, kontrol ünitesi detaylı ve ön konsola kadar gidebiliyor.
Bir de amfide ekstra kanal zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Henüz amfi ve teyp için bir şey düşünmedim.
Double DIN ikinci el de bakılabilir, arkadaş olmasa da olur derse ben tek DIN alıp geçmeyi düşünürüm.
Bu piyasada deli gibi satılan Android'ler hiç içime sinmiyor.
İş görsün yeter veya çalışmasa da olur mantığıyla üretildikleri için, ses çıkışlarının iyi olduğunu hiç zannetmiyorum.
Sony, Kenwood, Pioneer, Alpine (belki) gibi bir firmadan tek DIN teyp seçmek var aklımda.
Onlar da birbirinden fazla fark yok sanırım.
Aktif subwoofer amfinin aktif çıkışına da takılabiliyor fakat subwoofer çıkışı olan teyp almak daha mantıklı diye düşünüyorum.
Tabi bu iş hoparlörle, amfi ve teyp ile bitmiyor.
Bunun yalıtımı var, ki hiç araştırdığım taraf değil, sadece sosyal medya sağ olsun Morel firmasını keşfetmemi sağladı.
Adamların kapı içine yalıtım malzemesi ürettiklerini görünce epey hayran kalmıştım.
Tabi o malzeme bütçe sarsacak fiyatta mı bakmadım.
Yalıtımdan sonra kablolar, kaliteli yalıtımı iyi akımı taşıyabilecek saflıkta bir kablo kullanmak lazım.
Elektrikçiden 0.75 mm alıp takacak değiliz.
Süslü püslü kutusu olan Çin mallarına da yönlendirmem.
Tabi bunların hepsinden daha önemlisi bu arabanın elektrik sistemini bu sisteme uygun hale nasıl getirebiliriz.
Sigortası, kablosu, kontak kapalıyken aküden harcamaması vs bir sürü şey düşünülmeli.
Ki bence en önemli konu.
O kabloda maliyetten kaçmak arabayı kaybetmeye neden olabilir. Yangın çıkartabilir.
Arkadaş aracı yeni satın alacak, 1-2 ay sonra da bu işe girişebiliriz.
Ben almışken bir kere alınsın diye bu tercihlerde bulundum.
Daha F/P tercihler de yapılabilir.
Gönlüm Focal'den yana ama zalım çok pahalı.
Bir detayı yazmayı unutmuşum, bu hoparlörlerin derinliği kapıya uyacak mı ona da bakmam lazım.
Fabrika çıkışı hoparlör çapını buldum ama derinliğini öğrenemedim.
Alpine'nin slim hoparlörleri de var bu durumlar için fakat zannediyorum ki daha düşük serilerdeydi.
Hertz'i gözüme kestirdim fakat daha çok güç odaklı düşünenler için diye yorumlar gördüm.
Yani güç ile ses kalitesi birbirine orantılı olsun bence daha mantıklı.
Fiyat performans dengesi gibi güç kalite dengesi yakalayabilmek.
Aracım olmadığı için bu işlere girişebilmiş değilim, elektroniğe ve ses sistemlerine; müzik dinlemeye ilgim olduğu için birşeyler yapabiliyorum.
Şu anki ekonomi koşullarında bu işe girişmek daha zor hepimiz biliyoruz.