üstadım daha fazla kazanmak gibi düşüncem hiç olmadı fakat Avrupalının 1/3 kadar kazanıp Avrupalıdan daha pahalıya yaşamaya katlanamıyoruz.
Söyle düşün ürün burada üretiliyor yerli malı ama avrupada o mal daha ucuz
Birkaç önceki mesajımda ; "
Kimse kimsenin gönüllü pazarı olmak istemez." demiştim.
Yani burada sorunun asıl çözümü; ülkemizin diğer ülkelerinin gönüllü pazarı olmaması konusudur.
Yeri gelir, belirttiğiniz gibi, 1/3 kazanırız ama döviz çıkışını önlemek için, diğer ülkelerin ürünlerinin pazarı olmayız. Pazarı olursak, zaten iki yakamız hiç bir zaman bir araya gelmez.
( Bu arada dipnot olarak belirteyim. Avrupa ülkelerinde kiralar da çok yüksek... 70 m2 daireye 1247 euro kira ödüyorum. Isınma, elektrik, su, bina yönetim aidatı hariç... Hanım da çalışmasa, maaşım 40 m2'lik eski binalardaki dairelerin kirasına ancak yeter. Diğer masraflarla birlikte pek bi birikim yaptığımı söyleyemem. Çocukların geleceği için, sağlığım elverdiği yere kadar çalışmaya kendimi mecbur hissediyorum. )
Yani daha pahalıya yaşamayız aslında... Pahalı ürünlere talepte bulunmazsak, sorun kendiliğinden hallolur.
Bir de ülkemizde gelir dağılımı, AB ülkeleri ile uyumlu değil. Zenginimiz daha zengin, orta halliler de, fakirlik sınırına yaklaştı. Yani gelirlerimizle uyumlu yaşama becerisi gösteremiyoruz maalesef... Iphone kullanmayı prestij ve etiket olarak görüyoruz.
Avrupa da böyle bir kompleksi ben hiç bir zaman görmedim. Halkın ekseriyeti iphone kullanmıyor nerdeyse... Çünkü ipone satın alınca, o telefonla yapacağı bir iş/işlem yok. Iphone mu, tatil mi diye seçim yapmak zorunda kalsalar, seçimleri daima tatil, eğlenceden yana oluyor. Yani avrupalı mantalitesinden bahsediyorum.
Biz ise, yemiyoruz, içmiyoruz, Iphone alıyoruz. Birbirinden görenlere öyle bir etki yaratıyor ki, iphone kullanımı virüs gibi yayılıyor adeta... Yemeyip - içmeyip iphone parası toplayan bir gurup gencimiz ise, internetin sağladığı enformasyonla; "
vayyy arkadaş, avrupadan pahalıya alıyoruz yavvv" diyerek hayıflanıyor.
Avrupa'da iphone telefonu, daha ziyade şirketlerde çalışan üst düzey yöneticiler kullanıyor. Çünkü dünyanın her tarafı ile iletişim halindeler... Telefonda belge alıp, gönderiyor. Dolayısı ile iphone ile iş yapıyor. Diğer telefonlarla da belge alınır - gönderilir. Ancak, iş yapanlar birbirleri arasında dosya paylaşımı yaptığı için, aldığı belge açılmadı vs sıkıntı ile karşılaşmak istemez. İş yapan için en önemli husus zaman olduğu için, iphone kullanmayı standart kabul eder. Zaten iş yapanların telefonlarını da çalıştığı şirketler veriyor.
Ara sıra şantiye gibi yerlere gittiğim oluyor. Mühendislerin elinde kalın - kalın markasız telefonlar... Kırılmasın, dağılmasın, ıslanmasın, tozdan etkilenmesin diye, adamlar çalıştığı ortama uygun telefonlar kullanıyor.
Yani demem o ki, şu starbucks kafe olayı, bizim gibi ortadoğu ülkelerinin halklarını derinden etkilemiş durumda... Geçenlerde Suudi Arabistan aktarmalı, Malezya'ya gittim. Hava alanındaki starbucks kafe full çekmiş, dünyanın her tarafından insanlar oturuyordu. Kafenin çevresindeki diğer kafelerde üç - beş yolcu vardı. Ben de geçtim, uçuş zamanına kadar sakin kafelerden birinde oturdum. İçtiğim kahve hem lezzetli, hem de starbucks'tan ucuzdu. Kahvenin yanında ekstra gelen ikramlar da cabası...
Şimdi gelelim AB ülkelerine... Starbucks kafelerde, ülkenin yerli vatandaşlarını göremezsin. Tercih edenler, yine ortadoğulular !
Biz ortadoğulular mantalite olarak, öyle kolayca anlaşılabilir insanlar değiliz maalesef... Avrupalı yere çöp atmaz. Ama Türkler ortadoğu kültürüne ait milletlerden biri olduğu için, çevreyi kirletmede sınır tanımaz.
Özetle; etkilenmeden yaşamayı becerebildiğimiz gün, avrupalı mantığına sahip olduğumuz gün olacaktır.