Kitap Tavsiyeleri | Sayfa 3 | Tavsiye Forumu

Kitap Tavsiyeleri

aykuttt 

Aktif Üye
Katılım
14 Şub 2019
Mesajlar
94
Yaş
34
Yerli yazarlardan böyle farklı yapıtlar görmek beni şaşırtıyor. Siteden alıntı yaptığım içerik şöyle;

Büyü Dükkânı, hayatta istenebilecek her şeyin var olduğu, mucizevi alışverişlerin gerçekleştiği bir mekândır. Ünü ülkenin dört bir tarafına yayılmış olan bu dükkâna gelen müşterilerin tek bir hedefi vardır: Kendilerine her şeyin vaat edildiği bu yerden, hayatta en çok istedikleri şeyi almadan ayrılmamak... Kimisi geçmiş yıllarını geri almak, kimi büyük bir aşk yaşamak, kimi de korkularından kurtulmak için oradadır. İsteklerine biçilen bedeli ödemeye çoktan hazırdırlar. Ancak Büyü Dükkânı’ndaki alışverişler kolay değildir. Çünkü usta satıcının bir kuralı vardır: Müşterisini dükkândan alabileceği en iyi şeyle göndermek... Yaşlı adam ile müşterileri arasında geçen sıkı pazarlıklar, hayata dair önemli sorgulamalar içermektedir.

0000000284430-1.jpg
 

tkartal 

Platin Üye
Katılım
5 Şub 2018
Mesajlar
1,674
Yaş
41
Kitap okumak istiyorum. Ama okuyamıyorum nedense.. Aslında çok güzel.. Güzel konuşma derin bilgi vs. bir çok faydası var. Hatta geçen A101 den bir kitap aldım. 15 sayfa okudum ama bayağı bir ara verdim 🙂

20210216_140451037106dc681cd38f.jpg
 

aykuttt 

Aktif Üye
Katılım
14 Şub 2019
Mesajlar
94
Yaş
34
Kitap okumak istiyorum. Ama okuyamıyorum nedense.. Aslında çok güzel.. Güzel konuşma derin bilgi vs. bir çok faydası var. Hatta geçen A101 den bir kitap aldım. 15 sayfa okudum ama bayağı bir ara verdim 🙂
Kitap alırken her yayınevinin çevirisi iyi değil. Malesef marketlerde satılan kitaplardan uzak durmak lazım. Migros gibi marketlerde bile 9,90 olan kitap grupları gerçekten insanı okumaktan soğutur. 2 yıl önce Don Kişot aldım; yazım hataları, düşük cümleler, kelime hataları... Özellikle çeviri kitaplara dikkat etmek gerekiyor yayınevi olarak. Genellikle Can yayınları ve İş Bankası yayınları bu işte gerçekten başarılılar.
 

Domestos 

JaDeD
Süper Üye
Katılım
3 Tem 2018
Mesajlar
4,215
Yaş
47
Kitap okumak istiyorum. Ama okuyamıyorum nedense.. Aslında çok güzel.. Güzel konuşma derin bilgi vs. bir çok faydası var. Hatta geçen A101 den bir kitap aldım. 15 sayfa okudum ama bayağı bir ara verdim 🙂

20210216_140451037106dc681cd38f.jpg
Kitap okumak için öncelikle zaman ayırmak gerekiyor Sonrasında da okunan kitabın, okuyucuyu sürüklemesi lazım. 250-300 sayfa kitapları bir gecede bitirdiğim olmuştur...

Bunun için, Bedia Güzelce'nin Soyka romanını tavsiye ederim veya Sabahattin Ali'nin üç romanından biri de olur... Kuyucaklı Yusuf, Kürk Mantolu Madonna, İçimizdeki Şeytan... Kuyucaklı Yusuf'u bir tam günde bitirmiştim.

Tarihe ilgin varsa da İskender Pala'nın Şah ve Sultan ile Mürvet Sarıyıldız'ın iki Cami arasında aşk'ını tavsiye ederim.

Ütopik şeyler hoşuma gider dersen "Metal Fırtına" serisi de olur seni koltuğa yapıştırıp, kitap okutmak için.
 

e.nar

Bronz Üye
Katılım
1 Haz 2018
Mesajlar
280
Tavsiye için teşekkürler... :ok Yazdığı tüm eserleri, eşine dostuna yazdığı mektupları, O'na yazılan mektupları Hakkında çıkan hemen hemen tüm eserleri temin ederek okudum... Bulamadığım iki eseri netten bulup pdf olarak indirdim ama telefondan okumak tad vermediği için kağıda dökülüp okunmayı bekliyorlar. Yanılmıyorsam sadece Hıfzı Topuz'un yazdığı "başın öne eğilmesin" isimli eser var okumadığım, o da sepetimde, elimde okunmayı bekleyen 10-15 kitaptan sonra satın alırım diye bekliyor...

* * *

Sabahattin Ali fanatiği değilim ama yapılan her zulme de karşı durmak insanlık görevim. Bir de dönemleri bu tarz kişiler üzerinden irdelemek hoşuma gidiyor.

Yavuz'dan başlayarak, Abdülhamid ve sonrasının, Atatürk ve çok partili döneme kadar bize öğretilen çoğu şeyin doğru olmadığına delilli ispatlı şahit olmak acı verici.

Özetle, bu coğrafyadan bir cacık olmaz... Onu net olarak anladım.
Rica ederim. Sabahattin Ali'nin birçok eserini okudum birkaç tanesi kaldı. Yaşanılan dönemi çok güzel yansıtıyor. Sanki o zamanlar günümüzü de tespit etmiş. Bu tespitlerden dolayı öldürüldü sanırım.
 

Domestos 

JaDeD
Süper Üye
Katılım
3 Tem 2018
Mesajlar
4,215
Yaş
47
Rica ederim. Sabahattin Ali'nin birçok eserini okudum birkaç tanesi kaldı. Yaşanılan dönemi çok güzel yansıtıyor. Sanki o zamanlar günümüzü de tespit etmiş. Bu tespitlerden dolayı öldürüldü sanırım.
İşin trajik tarafı, bu gün aynı fikirlerle yaşamış olsa, aynı muameleye maruz kalacak olduğu halde, O'nu sahiplendiğini, değer verdiğini zanneden ahmaklarla aynı oksijeni soluyor olmamız...

* * *

3 mayısı hunharca kutlayıp, ertesinde Sabahattin Ali güzellemesi yapanlar, dini paraya değişip, sonra doğruluktan dem vuranlar, yaşadığı dönemin partisini bu gün demokrasi havarisi zannedenler gibi... 😌
 

OKANTÜRK

Bronz Üye
Katılım
21 Mar 2020
Mesajlar
117
Yaş
45
Ve yine Kitapların Sihirli Dünyasından bir eser daha: Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini...


ceb8df1ee4a19102352dcb76c91ea188.jpg
cmfy2.jpg
yuzbasi-corelli-nin-mandolini-125443tyzwpcwf.jpg


1941 yılında, genç bir İtalyan subayı olan Antonio Corelli, işgal kuvvetlerinin emriyle Kefalonya’ya sevk edilir. İlk günlerde yerel halk tarafından dışlansa da, barışçıl bir savaş yürütmek isteyen tutkulu ama fanatiklikten uzak kişiliğiyle, zamanla kibar, esprili bir asker ve muhteşem bir müzisyen olduğunu kanıtlar.

Bölge doktorunun kızının, bir yeraltı militanı olan nişanlısına yazdığı mektuplar yanıtsız kalınca, bir aşk üçgeninin ortaya çıkması da kaçınılmaz hale gelir. Ancak bu kırılgan aşk, yaklaşan vahşi savaşın ayak sesleri duyulurken ve işgalciyle direnişçinin arasına kalın çizgiler çizilirken var olmayı başarabilecek midir?

Belki kitap kadar etkileyici değil ama filmi de kitap okunduktan sonra izlenebilir :)
 

Domestos 

JaDeD
Süper Üye
Katılım
3 Tem 2018
Mesajlar
4,215
Yaş
47
Ve yine Kitapların Sihirli Dünyasından bir eser daha: Yüzbaşı Corelli'nin Mandolini...


ceb8df1ee4a19102352dcb76c91ea188.jpg
cmfy2.jpg
yuzbasi-corelli-nin-mandolini-125443tyzwpcwf.jpg


1941 yılında, genç bir İtalyan subayı olan Antonio Corelli, işgal kuvvetlerinin emriyle Kefalonya’ya sevk edilir. İlk günlerde yerel halk tarafından dışlansa da, barışçıl bir savaş yürütmek isteyen tutkulu ama fanatiklikten uzak kişiliğiyle, zamanla kibar, esprili bir asker ve muhteşem bir müzisyen olduğunu kanıtlar.

Bölge doktorunun kızının, bir yeraltı militanı olan nişanlısına yazdığı mektuplar yanıtsız kalınca, bir aşk üçgeninin ortaya çıkması da kaçınılmaz hale gelir. Ancak bu kırılgan aşk, yaklaşan vahşi savaşın ayak sesleri duyulurken ve işgalciyle direnişçinin arasına kalın çizgiler çizilirken var olmayı başarabilecek midir?

Belki kitap kadar etkileyici değil ama filmi de kitap okunduktan sonra izlenebilir :)
Hikaye izlenmeye/okunmaya değer gibi geliyor bana. Teşekkürler.

 

Benzer konular

Üst