Anladigim kadariyla siz yazilanlarin tamaminin verdigi fikirden ote paragraf paragraf okuyup butunden kopuyorsunuz. Ben hashas ve silah ornegini verdigimde diyorsunuz ki:Açıkçası mesajınızdaki en dikkat çekici nokta, kendi koyduğunuz ilkeyi kendinizin ihlal ediyor olması. Mesajınızın sonunda:
"Değerlendirilmesi gereken şey benim tam otomatik bir tüfekle yapabileceklerim değil, yaptığım şey olmalıdır." diyorsunuz.
Ben de zaten başından beri tam olarak bunu söylüyorum. Ancak tüm mesaj boyunca bunun tam tersini savunuyorsunuz. Çünkü bir yandan "potansiyel değil, fiil önemlidir" diyorsunuz, diğer yandan da 1000W subwoofer taktıran bir kişinin bunu yüksek ses için taktırdığı sonucuna varıyorsunuz.
Yani silah örneğinde: "Ne yapabileceğim değil, ne yaptığım önemlidir." diyorsunuz. Ses sistemi örneğinde ise: "Ne yaptığına bakmaya gerek yok, ne yapabileceğini varsaymak yeterlidir." diyorsunuz. Benim itirazım tam olarak bu noktaya. Bir ekipmanın kapasitesi ile kullanıcının onu nasıl kullandığı aynı şey değildir.
Ayrıca tartışma boyunca fark ettiğim başka bir konu da şu: Ben "Sonradan yapılan modifikasyonlar yasak değildir" dediğimi hatırlamıyorum. Sadece bu yasağın gerekçesi olarak öne sürülen argümanları tartışıyorum.
Siz ise sürekli konuyu: "Kanunda yasak yazıyor, o halde tartışma bitmiştir." noktasına getiriyorsunuz. Sonuç olarak ben hâlâ aynı noktadayım: Değerlendirilmesi gereken şey ekipmanın kapasitesi, potansiyeli veya teorik olarak neler yapabileceği değil, ortaya çıkan somut etkidir.
Öte yandan bir paragraf önce "1000W subwoofer taktıran kişinin bunu yüksek ses için taktığı sonucuna varırım" diyorsunuz. Yani silah örneğinde fiilin değil sonucun önemli olduğunu savunurken, ses sistemi örneğinde fiile gerek kalmadan niyet ve kullanım şekli varsayımında bulunuyorsunuz. Bu iki yaklaşımın birbiriyle çeliştiğini düşünüyorum.
Bu mantığı biraz daha ileri götürürsek ilginç sonuçlara ulaşıyoruz.
Sonuçta sorun ekipmanın kendisi değil de potansiyel olarak kötü kullanılabilme ihtimali ise, o zaman amfi ve ses sistemleri için de taşıma ve bulundurma ruhsatı vermemiz gerekir. Hatta belirli güç seviyelerinin üzerinde SRC benzeri bir yeterlilik belgesi isteyebiliriz. Vergi tarafını da unutmayalım; 500 Watt'a kadar bir dilim, 500-1000 Watt arası başka bir dilim, 1000 Watt üzeri ise daha yüksek bir dilim uygulanabilir...
Şaka bir yana tartışmanın geldiği nokta biraz buna benzemeye başladı.
Benim başından beri itiraz ettiğim konu tam olarak bu. Yasal bir ekipmanın varlığından hareketle, onun mutlaka amacı dışında kullanılacağını varsaymaya başladığımız anda sınırı nerede çizeceğimiz belirsiz hale geliyor.
Bu nedenle ben hâlâ aynı noktadayım: değerlendirilmesi gereken şey ekipmanın kapasitesi veya potansiyeli değil, ortaya çıkan somut etkidir.
Ben bunlarin basindan beri veya sonradan yasaklanmis olmasi yanlis demiyorum. Cunku biliyorum ki otomatik silahi benim gibi spor aticiligi icin kullanacak 10 kisi varsa 1000 tane de mafyaciliga soyunup birbirini vuracak insan var. Bunu da kontrol etmek pratikte mumkun olmadigi icin yasaklanmis olmasi dogrudur. Dikkat ederseniz ben otomatik silahi sevmeme ve onu spor aticiligi icin kullanacak olmama ragmen bunu bilincsizce kullanacak binlercesi oldugu icin yasakli olmasini dogru buluyorum. Hashas da ne yazikki ayni durumda. Ama sizin, bunlarin yasakli olmasina yaklasim sekliniz ile arabaniza taktirdiginiz multimedya sisteminizi savunurken tarafsizliginizi ne kadar yitirmis oldugunuzu anlatmaya calisiyorum size cunku her iki duruma farkli sekilde yaklasarak kendinizi aklamaya calisiyorsunuz. Bakin ben bu mesajimda daha bu islemin teknik acidan dogruluguna veya yanlisligina birsey soylemedim. Benzer iki duruma farkli yaklasmanizin tutarsizligini gosteriyorum.Uyuşturucu veya tam otomatik silah örneği çok anlamsız olmuş. Çünkü bunlar başlı başına yasaklı veya sıkı şekilde düzenlenmiş unsurlar. [COLOR=revert-layer] Subwoofer[/COLOR], [COLOR=revert-layer] amfi[/COLOR] veya ses sistemi ise yasal ekipmanlardır ve milyonlarca araçta fabrika çıkışlı olarak da bulunurlar.
Isin teknik tarafina gelirsek eger;
Yanlis anlamayin ama bilginizin olmadigi veya cok az oldugu konulardan ornek vermeyin. Siren algilama sensoru hakkinda bir sey bilmeden Mercedes, BMW ve Audi'yi ornek verdiniz. Simdi de NCAP testini veriyorsunuz. NCAP, bir homologasyon testi degildir. Yasal olarak hicbir bagliyiciligi olmayan gonullu bir test programidir. Homologasyonlar ise kanuni baglayiciligi olan standartlardir. Bu nedenle NCAP testlerinin sonuclari ve uygulama yontemleri ile homolasyon testlerini yorumlamayin. NCAP testinden 1 yildiz alan ama tip onayi olan, yani homologasyon sartlarini dolduran arac satisa cikabilirken, NCAP'ten 5 yildiz alan ama homologasyon testlerini gecemeyen arac satisa cikamaz. Sizin otomotiv dalinda neyi nasil dusundugunuz de emin olun ki teknik acidan kimsenin umrunda degil. Siz bu konuda yetkin bir karar mercii degilsiniz.
Eger 2024'te Londra'da uygulamaya girmis Direct Vision Standart (DVS)'teki yildiz sistemiyle, NCAP'teki yildiz sistemi ile ayni sekilde saniyorsaniz cok ama cok buyuk bir yanlis icindesiniz, onu soyleyebilirim.
"Sanal V noktasi" diye bir sey hangi teknik dokumanda geciyor acaba veya siz bununla tam olarak ne anlatmaya calisiyorsunuz bilemiyorum. Dokumanin numarasini verirseniz bakayim. Birlesmis Milletler'in (UN) bir dokumaniysa (ECE Rxx Homologasyonlari) resmi olarak Turkce yayinlamadiklari icin Turkce'ye nasil cevrilmis bilemem ne yazik ki cunku resmi yayin degilse bizim kullanmamiz yasak. Ayrica yine sapla samani birbirine karistiriyorsunuz. Gorus alani (field of vision) ile gorebilirlik ayni seyler degildir. Havanin sisli olmasi, karanlik olmasi, viraj icinde olmaniz gorus alaninizi degistirmez. Sizin gorebilmenizi degistirir. Bu homologasyonlar bir silsile halinde bulunurlar. Mesela bu gorus alani ECE-R125'te tanimlanir ve test sartlardan biri de camin temiz ve kuru olmasidir. Aracin on cami her zaman kuru ve temiz degil gercek hayatta. Ama bu bize "Bana gore ....." deme sansini vermiyor. Bu acigi da on cam temizleme mekanizmalarinin tanimlandigi ECE-R43 kapatiyor.Sonuç olarak bir ekranın laboratuvarda sanal V noktası testinden geçmesi, gerçek hayatta sisli bir havada, yol eğiminde veya belirli bir açıdan yaklaşan bir nesneyi hiçbir koşulda gölgelemeyeceği anlamına gelmez.
Zahmet edip ECE-R125'i okursaniz goreceksiniz ki bahsi gecen gorus alaninda hicbir engele izin verilmemektedir. Bir aracin tip onayi alabilmesi icin ECE-R125 testini de gecmesinin zorunlu oldugunu goz onune aldigimizda sizin ne dusundugunuzun bir onemi olmadigini, ve o ekranin gorus alaninin disinda kaldigini da anlarsiniz.Bu nedenle "tip onayı aldı" ile "görüşü kapatmıyor" ifadelerini eş anlamlı kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Biri sertifikasyon sonucudur, diğeri ise gerçek hayattaki fiziksel etkinin kendisidir.[]Taşıtlar[/]
Her homologasyonu direkt olarak %100 saglamak her zaman mumkun olmuyor tabii ki de. Sonucta tasarimsal nedenlerden dolayi her sarti saglamamiz mumkun olmuyor. Iste o zaman da o eksikligin oldugu noktayi baska bir sistem ile garanti altina aliyoruz. Ornek verdiginiz Mercedes, BMW ve Audi'deki yuksek guclu ses sistemleri ile tip onayi alamayacaklari icin (ECE-R28) siren algilama sensoru/sistemi koymak zorunda kaliyorlar. Ama bunu musteriye farkli sekilde pazarlarlar o ayri.
Bakin tekrar ve tekrar soyluyorum. Aracta bu tarz modifikasyonlari yapmak icin yasal yol var. Aracta bu degisiklikler yapildiktan sonra TUV ya da baska bir akredite labaratuardan bagimsiz bir denetleme yaptirirsiniz. Ondan sonra da gidip bunu aracin ruhsatina isletirsiniz ondan sonra da hicbir polis ceza felan yazamaz. Benzer islemler zaten yapiliyor. Araciniza sonradan gaz taktirdiginizda, ya da romork cekmek icin ceki kancasi taktirmak istediginizde nasil ki gidip arac tadilat projesi cizdiriyorsunuz, bunu TSE'de onaylatiyorsunuz ve sonrasinda yetkili servise gidip taktirip noterde ruhsata isletiyorsaniz, bu ses sistemi ve multimedya sistemlerini de ayni yolla isletebilirsiniz. Hatta soyle soyleyeyim yuksek guclu ses sistemini bu sekilde uygulanabilirligi pratikte cok daha mumkun cunku otonom surus icin bircok firma zaten bu sistemi gelistirmekte ve aftermarkete siren algilama sistemlerini surmekte. Ama gorus alani testini yapmak icin aracin ve takilacak cihazin 3D modellerine ihtiyac var ki arac ureticisinin bunu vermeyecegine kesin gozuyle bakabiliriz.
Son düzenleme: