Bir soru sordum ama bakin siz dahi savundugunuz seyi destekleyecek sekilde cevap veremiyorsunuz. Sorum gayet acik ve net. Sahada bu gorus alani testini nasil yapacaksiniz?
Bakin acik ve net soyluyorum, 20 yildir otomotiv ana sanayisinin gelistirme departmaninda calisan bir muhendis olarak, bu gorus analizi testini TUVTurk muayenesi sirasinda dahi yapamazsiniz, birakin sahada yapmayi.
300 beygirlik arac kullanan surucunun hiz sinirini ihlal ettigini belirlemek icin polise bile gerek zaten. Direkt sabit radarlar bu tespiti yapabiliyor. Yani sahada tespit kolaylikla yapilabiliyor.
Bahsettiginiz aydinlatma testleri ve bozuk far ayarlari muayenede ortalama 5 dakika kadar bir surede tamamlanabiliyor. Ayrica polis ekipleri de standart disi isik kullanimini denetleyebiliyor ve 2025´te 26.822 kisiye bu konuda cezai islem uygulamislar.
Sizin mantiginizla olaya yaklasirsak o zaman bir kisi kullanmadigi ve satmadigi surece elinde 1 kg uyusturucu madde tasima ozgurlugune sahip olmali ya da herkes rahatlikla tam otomatik silah edinip bunu tasiyabilmeli. Sonucta bunlari tasimak ve bulundurmak bunlari kullanmak ve satma amacli olmak zorunda degil. Belki de kisi bunlari sadece tasimayi ve karsisina koyup izlemeyi seviyor olabilir. Haksiz miyim?
Ortalama bir arac ses izolasyonu 3-15 dB arasidir. 1000W bir anfi 90-105 dB ses uretir. Ambulasin, itfaiye gibi araclarda kulllanilan sirenler 120 dB´dir. Orjinal bir binek arac kornasi 90-115 dB guc uretir ve ECE-R28´e gore aracin 7 metre onunde minimum 87 dB olmalidir. Yamaha, Denon gibi markalarin AVR`leri 1000W guce sahip degil ve 30 metrekare odada yani 75 metrekup hacimde o sesi acarsaniz komsular ile papaz olursunuz. Ortalama bir binek arac 10 ila 15 metrekup hacme sahip. Bu rakamlari neden verdigime gelecek olursak. Siz aracinizda cevreyi rahatsiz etmeyecek seviyede ses acsaniz dahi disaridaki sesleri duyamaz halde olacaksiniz ve de korna ve sirenleri duyamayacaginiz icin de surus guvenligini tehlikeye atiyor olacaksiniz. Kaldi ki tekrar soyluyorum, sizin gibi 10 tane duzgun kullanan kullaniciya karsin, 1000 tane uygunsuz kullanici bulmak isten bile degil.
Eski araclara E1 standardinda cihaz gorus alani icinde kalmayacak sekilde montaji yapildiginda zaten bir problem yok. Bu durumda torpidonun icinde kaliyor cihaz, ustune tasmiyor. Gorus analizi testlerinde de zaten orasi kurallara uydugu icin, taktiginiz cihazla gorus alanini ihlal etmiyorsunuz. Sikintili durum cihazin torpidonun ustune tastigi anda basliyor. Bu durumda gorus alani ihlali var mi yok mu diye tespit etmek de imkansiz. Yani cifte standartlik gibi bir durum yok ortada.
Uyuşturucu veya tam otomatik silah örneği çok anlamsız olmuş. Çünkü bunlar başlı başına yasaklı veya sıkı şekilde düzenlenmiş unsurlar. Subwoofer, amfi veya ses sistemi ise yasal ekipmanlardır ve milyonlarca araçta fabrika çıkışlı olarak da bulunurlar.
Ayrıca güçlü bir ses sisteminin varlığı ile sürücünün dış sesleri duyamayacak seviyede müzik dinlediği sonucunu doğrudan çıkaramayız. Aynı mantıkla Mercedes'in Burmester, BMW'nin Bowers & Wilkins veya Audi'nin Bang & Olufsen gibi yüksek güçlü premium ses sistemlerine sahip araçlarının da sürüş güvenliğini tehlikeye attığını söylememiz gerekir.
Bu sistemler de oldukça yüksek ses seviyelerine ulaşabilirler. Ancak hiç kimse sırf güçlü ses sistemine sahip oldukları için trafikte tehlike oluşturduğunu iddia etmiyor. Çünkü burada belirleyici olan sistemin kapasitesi değil, kullanıcının onu nasıl kullandığıdır.
Ayrıca dB değeri yalnızca amfi gücüne bağlı değildir. Hoparlörün hassasiyeti, kullanılan sürücüler, kabin yapısı, frekans aralığı ve ölçüm mesafesi gibi birçok parametre sonucu etkiler. Bu nedenle yalnızca amfi gücüne bakarak belirli bir ses seviyesi çıkarımı yapmak teknik olarak çok doğru bir yaklaşım değildir.
Aracına kaliteli bir ses sistemi kuran her sürücünün yüksek sesle müzik dinleyeceği gibi bir zorunluluk da yoktur. Bu sistemlerin amacı yalnızca daha yüksek ses elde etmek değil, daha düşük distorsiyonla daha kaliteli ve kontrollü ses elde etmektir. Eğer hassasiyet çevreyi rahatsız etmek ise bunu stok bir teyp veya düşük maliyetli bir sistemle de rahatlıkla yapmak mümkündür. Hatta yüksek ses seviyelerinde daha fazla distorsiyon üretecekleri için çevreyi kaliteli kurulmuş bir sistemden daha rahatsız edici hale bile getirebilirler. En azından biri kulağa hoş gelirken diğeri ise kulak tırmalayacaktır.
Bana göre değerlendirilmesi gereken şey ekipmanın kapasitesi değil, ortaya çıkan etkidir. 1000W gücünde bir sistem çevreyi rahatsız etmeyecek seviyede kullanılabileceği gibi, çok daha düşük güçlü bir sistem de uygunsuz kullanım nedeniyle çevreye ciddi rahatsızlık verebilir.
Görüş alanı konusuna gelirsek, benim itirazım zaten E1 sertifikalı ve görüş alanını ihlal etmeyecek şekilde monte edilmiş sistemlere yönelik değil. Bu durumda ben de herhangi bir problem görmüyorum.
Ancak burada dikkatimi çeken nokta şu: Eğer temel amaç sürüş güvenliğini artırmak ve dikkat dağınıklığını azaltmak ise, günümüzde birçok araçta bulunan ve sürücünün önüne metrelerce uzanan ekran sistemleri de aynı bakış açısıyla değerlendirilmelidir. Benim sorguladığım nokta tam olarak bu.
Değerlendirme gerçekten ortaya çıkan güvenlik riskine göre mi yapılıyor, yoksa bazı uygulamalar üretici tarafından yapıldığında normal kabul edilip, aynı işlevi gören sonradan eklenmiş sistemler farklı mı değerlendiriliyor ? Çünkü sürüş güvenliği açısından bakıldığında dikkat dağıtıcı unsurun yalnızca ekranın konumu değil, sürücünün ekrana ne kadar süreyle odaklandığı da önemlidir.
Son olarak, 2006'dan beri araç kullanıyorum hayatımda hiçbir polis far yüzünden beni çevirmedi ve yollarda bu projeksiyon takılmış araçlar cirit atıyor.