Sanırım çoğumuzun bildiği bir fıkra duruma uygundur..
Padişahın birisi vergileri arttırmış. Sonra vezirini ahalinin arasına göndererek ''bak bakalım ahali ne alemde ne yapıyor?'' demiş. Vezir tebdil-i kıyafete bürünerek ahalinin arasına karışmış , ahalinin durumunu çaktırmadan kontrol ettikten sonra geri dönmüş "söylenmeye başladılar" padişahım demiş.. Padişah "afferin, çok iyi, harika, arttırın vergileri" diye bir emir daha vermiş. Bir süre sonra vezire, "Git bak bakalım, ahali ne yapıyor?” demiş. Vezir bakmış, "Çok kızmışlar haşmetlu padişahım "bağırıyorlar, çağırıyorlar " demiş. Padişah, " yine arttırın vergileri" diye emrini yenilemiş.
Ardından, vezirine ahaliyi tekrar kontrol etme emri vermiş.. Vezir korkuyla padişaha, " devletlû padişahım , halk öfkeyle sokaklara döküldü. kavga, dövüş gırla gidiyor sokaklar kırık dişlerden geçilmiyor" deyince padişah sırıtarak "arttırın ülen vergileri" demiş.
Vezir tekrar sokaklara ahalinin arasına inmiş... saraya dönünce yüzünde hafiften bir gülümsemeyle, "devletlû padişahım ahalimiz öyle neşeli ki zil takıp oynamaya, sirk cambazı gibi havada karada parendeler atmaya başlamış " deyince, Padişah, "yaaa öyle mi..tamam tamam, bu kadar yeter, şimdilik başka vergi yok, bu durum hayra alâmet değil" .. diye cevap vermiş..