207'e ikinci baharını yaşattın207 yeniden doğuyor
![]()
![]()
![]()
![]()

Arabayı değiştirme niyetine girersem bile alacak kişiye temiz mal vermek istedim207'e ikinci baharını yaşattın![]()
Boncuk gibi olmuş nazar değmesin. 1.0 - 1.3 turbo beslemeli motorlardan uzak durun Piston sekman kanalını kırmayı pek severler.Arabayı değiştirme niyetine girersem bile alacak kişiye temiz mal vermek istedimTemizlik ve dürüstlük takıntım var.
Galerici arkadaşımda Clio 5 var, daha 53.000 km'de. 1.0 benzinli turbo, 3 silindir. Tamam iyi kaçıyor ama benim 17 yıllık 207'nin plastik kalitesi 6 yıllık Clio'dan en az 3 gömlek daha iyi. Arabaya ilk oturduğumda direkt ön göğüsteki kötü plastik kalitesi gözüme battı. 1 milyon para verdikten sonra 2. sınıf plastik almak istemem.
![]()
![]()
Allah razı olsun. Clio hafif olduğu için çok sağlam gidiyor. Yalnız rolantide turbodan çıt çıt benzeri sesler geliyorBoncuk gibi olmuş nazar değmesin. 1.0 - 1.3 turbo beslemeli motorlardan uzak durun Piston sekman kanalını kırmayı pek severler.
Bu aslında yeni bir olay değil. Sadece uygulamaya yeni başladılar. Normal şartlar altında dikiz aynasına asılan araba kokusu, anahtarlık, tesbih gibi aksesuarlar da sürücü görüş alanını engellediğinden cezai işleme tabiydi, ama uygulama yoktu. Malum, birilerinin paraya ihtiyacı var şu aralar ve lastik hava basıncından dolayı bile ceza kesebilirler.Saçma sapan şeyler ile uğraşıyoruz gerçektenSırf hukuka aykırı mı değil mi diye emin olamadığım için sürüş güvenliğimi daha da arttıracak sisteme geçiş yapamıyorum. Ülkede hiçbir şey net değil, yasalarımız bile. Fabrikadan devasa ekranlar ile çıkan araçlara bir şey yok, garibana ceza kes.
![]()
Teşekkür ederim yanıtınız için. Ne kadar kanun koyarsanız koyun sonuç hep insan faktörünün tercihlerine kalıyor. Bu bıçak kullanmayı yasaklamak gibi bir şey oluyor, her bıçak alan adama katil muamelesi yapmak gibi.Bu aslında yeni bir olay değil. Sadece uygulamaya yeni başladılar. Normal şartlar altında dikiz aynasına asılan araba kokusu, anahtarlık, tesbih gibi aksesuarlar da sürücü görüş alanını engellediğinden cezai işleme tabiydi, ama uygulama yoktu. Malum, birilerinin paraya ihtiyacı var şu aralar ve lastik hava basıncından dolayı bile ceza kesebilirler.
Bu ekranların özelinde şöyle bir bilgi vereyim. Araç üreticisi bir aracı tasarlarken belli homologasyonları ve yönetmelikleri dikkate alarak tasarımı yapar ve sonrasında üretir. Üretilen her araç belirli testlere tabi tutulur. Bu testlerin bir kısmı firmanın dahili testleridir. Sonrasında da TÜV ile bu testler tekrar yapılır ve araca tip onayı alınır. Tip onayı olmayan bir aracı satışa sunamaz çünkü ruhsatı çıkartamaz o araca. Burada yapılan testlerden bu konuyu ilgilendiren regülasyonlar: direkt (sürücünün gözü) görüş için UN ECE R125 ve indirekt (ayna, kamera-monitör sistemleri gibi yardımcı ekipmanlar) görüş için UN ECE R46. Bu nedenle üreticinin koyduğu ekranlar bu testlerden geçmiş durumda olmak zorunda, ama sonradan takılan bir ekran böyle bir teste tabi tutulmadığından aslında aracın tip onayı otomatik olarak düşmüş oluyor. İkinci bir durum ise bu ekranlarda ne gösterildiğidir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 72. maddesi araçlardaki ses, müzik, haberleşme ve görüntü sistemlerini düzenler. Seyir halinde sürücünün dikkatini dağıtan her türlü ekipman kullanımı yasaklanmıştır. Bu nedenle, Türkiye özelinde bir araç satışı yapacak firma o ekranda sürüş anında video oynatılmasını yazılım ile engellerken, bu durum aftermarket çözümlerinde bulunmamaktadır. Bundan dolayı da aracın tip onayı düşmüş oluyor. TÜVTürk de bunu test etmiyor çünkü TÜVTürk testleri de araç durur haldeyken yapılıyor. Aynı ekranda araç durur pozisyonunda video oynatılmasıyla ilgili bir sıkıntı bulunmamakta. Sizi durduran polisin de bunu test etmesi teorik olarak mümkün, ama pratikte mümkün değil.
Kimi satıcılar "Ağbe torpidonun üstünde olanlar yassah, içerde kalanlar değel" söylemi işte bu nedenden dolayı cezadan kurtarmıyor.
Aslında bunun bir çözümü mevcut. Nasıl ki araca tüp takıldığında "araç restorasyon projesi" çizdiriliyor, aynı şekilde bu ekranlar da projelendirilebilir, ancak bu testlerin maliyeti göz önüne alındığında pek de mümkün değil, ne yazık ki.
Bana da öyle geliyor ama yine de emin konuşmak istemiyorum. Golf'lerin bile eski modelleri kadar kaliteli olmadığını söylüyorlar.Ben yeni nesil araçlara kullan at olarak bakıyorum 10 sene ideal kullanım ömrü olur, kaktıra kaktıra 15 sene kullanırsın sonra çöp olur
Belli konularda haklısınız. Her şey insan faktörüne kalıyor, ne yazık ki. Bunu sizin gibi 100 tane mantıklı çerçevede yapanın yanı sıra milyon tane de mantıksız şekilde yapan var. Bu yüzden kurunun yanında yaş da yandı diyebiliriz.Teşekkür ederim yanıtınız için. Ne kadar kanun koyarsanız koyun sonuç hep insan faktörünün tercihlerine kalıyor. Bu bıçak kullanmayı yasaklamak gibi bir şey oluyor, her bıçak alan adama katil muamelesi yapmak gibi.
Aracım özelimde konuşacak olursam, benim multimedya yenilememdeki temel sebep carplay özelliği, ses kalitesi ve ergonomi sebepliydi, başka bir amacım yok. Diğer android cihazım el kullanım mesafesine biraz uzaktı ve carplay desteklemiyordu. Seyir halinde bu cihazla oynamam daha çok tehlike yaratabiliyordu. Üstelik Android olduğu için seyir halinde dahi her türlü videoyu oynatabiliyordu.
Yeni takılan cihaz ise resmi Carplay lisanslı ve seyir halinde video açtırmıyor. Yani aslında ben sürüş güvenliği açısından olumlu bir hareket yapmış oldum. Benim aracıma şu an hali hazırda sadece 7'' ve 9'' ekran takılabiliyor. Sırf yüksek konumda olmasın diye 7'' taktırsaydım bu sefer mavi ile işaretlediğim alt kısımda olacaktı ve seyir güvenliğini daha çok tehlikeye atacaktı. Çünkü ekranda bir işlem yapmak istesem veya ekranda haritaya odaklanmaya çalışsam gözümü tamamen yol seviyesinden ayırmış olacaktım.
![]()
Kanunlara saygım var fakat bu multimedya konusunun kasıtlı yapıldığını düşünüyorum. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek.
Mesela videolardaki fabrika çıkışı multimedyalar benim cihazımdan daha mı az görüşü engelliyor
![]()
![]()
Bir de çok fazla yoruma açık bırakılmış oluyor yani olay tamamen trafik polisinin kendi düşüncesine kalıyor. Halbuki yasalar yoruma mahal vermeden çok net olmalı.Belli konularda haklısınız. Her şey insan faktörüne kalıyor, ne yazık ki. Bunu sizin gibi 100 tane mantıklı çerçevede yapanın yanı sıra milyon tane de mantıksız şekilde yapan var. Bu yüzden kurunun yanında yaş da yandı diyebiliriz.
Aracınızın önceki multimedya sisteminin fabrika çıkışı olup olmadığını bilmiyorum, o yüzden yorum yapamam; ancak ilgili kanun çıkmadan önce trafiğe çıkışını almışsa video oynatabiliyor olmasında kanuni açıdan bir sıkıntı bulunmuyor ve kanun da geriye yönelik işlemiyor. Hatta basit bir yazılım modifikasyonu ile bu durum aktif edilebilen modeller vardı.
Dediğim gibi, sizin aracınız özelinizde bir şey diyemem ama eğer bunlar fabrika çıkışı ekipmanlar ise, homologasyonlara göre sürücünün görüş alanını kapatmadıklarını yapılan testlerle kanıtlanmış aksesuarlardır ve ilgili test sonuçları mevcuttur diyebilirken, sizin ekipmanınız için böyle bir sertifikasyon mevcut değildir de diyebilirim. Dediğim gibi bunu çözmenin yolu araca farklı motor takılması, gazla çalışır hale getirilmesi gibi durumlarda nasıl restorasyon projesi yapılıyor, onaylatılıyor ve de araca işleniyorsa aynı şekilde bir restorasyon projesi hazırlanarak yapılabilir. O zaman kimse gıkını çıkartamaz.
Sonradan takılmış böyle bir ekipmanın da sahada testini yapmak pratikte mümkün değil. Bu nedenle de toplu kıyım yaşandı diyebiliriz.