Yakın zamanda arkadaşım kusursuz olduğu kazada bile ticari kazanç kaybı davasıyla karşılaştı. Orada hikaye şuydu, öndeki ani fren yapıyor, arkadaşım da fren yapıp duruyor çarpmadan, arkadan başka bir araç gelip arkadaşıma çarpıyor ve önündekine de çarpmasına sebep oluyor.
Hasar düşük, kiralık araç 2 hafta yatmak zorunda kalmış falan niyeyse 3 günlük işi vardı ama orasını da geçiyorum.
Nihayetinde kazada kusur oranı 0 olacak olan arkadaşım (son durumu bilmiyorum) 2 haftalık kiralama bedeli talebi için avukat tarafından arandı. Reddetti ve mahkemeye götürmüşler konuyu. En arkadaki araçtan da aynı bedeli talep etmişler. Kiralık aracın sürücüsü de kiralama faturasını gönderiyor ve talep edilen bedel faturadan hesapladığımızdan da yüksek çıkıyor. Üzerine ek masraflar da çıkaracaklar gibi gibi.
Velhasılı olay uzadığı için avukatla anlaşıyor, kazansa da bildiğiniz üzere avukatlık ücretini karşı taraf ödemiyor Türkiye'de. Mahkemenin kazanana ödenmesini emrettiği vekalet ücretine de avukatlarımız konuyor kendi haklarıymış gibi. Sığındıkları kanun maddesi çarpıtılmış bir yorumdan ibaret ve Avrupa'da veya Amerika'da durum böyle değil.
Kısaca maalesef avukata danışmak zorundasınız ve ellerine düşmüş durumdasınız. Çok geçmiş olsun. Neresinden tutarsanız tutun sıkıntı. Poliçenizde İMM varsa bile işe yaramıyor. İyi bir sigorta şirketi de yok ki sizi korusun. Karşı tarafın avukatı arabuluculuk için aradığında avukatınızın ilgileneceğini ama meraktan ne talep ettiklerini öğrenmek istediğinizi ima edin ve sonra "olayı uzatmayı ben de istemem ama talebinizin makul olması gerekiyor" bağlamında pazarlıkla çözmeye çalışın bana kalırsa.
Ama tabi hukukla içli dışlıysanız karşı tarafın yakın tarihli gelir beyanı üzerinden hesaplama yaptırmaya ve mali denetimlere girmelerine falan zorlayabilirsiniz. İnatçı biri için çok keyifli bir süreç olacaktır ama bizim gibi sıradan birer vatandaş için baş ağrısından ve maddi kayıptan başka bir şey değil.